'Zeki Müren aileme ‘Beleşçiler’ dedi'

Oyuncu Salih Kalyoncu, 'Hadi Be'nin konuğu oldu.

'Zeki Müren aileme ‘Beleşçiler’ dedi'

Emre Saygı’nın hazırlayıp sunduğu, Türkiye’nin ilk interaktif talk show programı “Hadi Be”nin konuğu, usta oyuncu Salih Kalyon oldu. Hayli keyifli anların yaşandığı “Hadi Be” canlı yayınında Emre Saygı ve sosyal medya kullanıcılarının sorularını yanıtlayan Salih Kalyon, samimi açıklamalarda bulundu.

O replikler annemin ağzından

Salih Kalyon, Karadeniz şivesini çok doğru yaptığını söyleyen bir izleyiciye şöyle yanıt verdi: “Ben Karadenizliyim. Annem öyle konuşurdu. O replikler hep annemin ağzından benim kulağıma yerleşen sözcükler. Ben de seyirciye aktarıyorum.”

Barış Manço çok iyi arkadaştı

Salih Kalyon, Barış Manço kılığında çekilmiş bir fotoğrafının ekrana getirilmesi üzerine sanatçıyla dostluğunun nasıl başladığını anlattı: “Barış’ı çok severdim. Çok iyi bir arkadaştı. Ben tiyatroya başladığımda, 1964’te, Barış Ankara’da askerdi. Yedek subay olarak askerliğini yapıyordu. Recep Emregül diye sevdiğim bir arkadaşım vardı tiyatroda, onun arkadaşıydı. Arkadaşlığımız o zaman başlamıştı.”

İlk diksiyon dersi anneden: “Zeki Müren gibi tane tane konuş da anlayayım!”

Salih Kalyon diksiyon konusunda ilk dersi annesinden aldığını söyledi: “Benim ilk diksiyon hocam, annemdi. Adapazarı Halkevi’ne gidip geliyordum. Bir gün evde tiyatro provaları yapıyordum. Annem de namaz kılıyor yanımda. Namazı bitirdi, geldi dedi ki; ‘Oğlum tane tane konuşsana. Laflarını ben anlamıyorum. Zeki Müren gibi tane tane konuş da anlayayım!’ Yahu dedim ne kadar büyük sanatçı Zeki Müren, annem gibi bir insana kendini kabul ettirmiş.”

Zeki Müren aileme ‘Beleşçiler’ dedi

Kalyon, Zeki Müren’le nasıl tanıştığını da anlattı: “Malta Madalyon Sineması vardı, Fatih’te. O benim teyzemin eşinindi. Orada konser verdi Zeki Müren. Kırmızı bir Cadillac’la geldi. Kırmızı bir takım elbise, siyah gözlükle. Bir demet yasemin istedim, çiçek sundum kendisine. Dedim ‘Bizim aile yukarıda, balkonda oturuyor. Sizden ‘Bir Demet Yasemen’i rica ediyoruz’. Sahneye çıktı ve ‘Küçük seyircimin isteğini yerine getiriyorum’ dedi, bizimkilere de ‘Beleşçiler, beleşçiler! Bilet almadan oturuyorsunuz orada ama o küçüğün hatırına o şarkıyı söylüyorum efendim’ dedi.”

Biz çok şanslı bir kuşağız

Salih Kalyon, kendi kuşağını değerlendirdi: “Biz tabii eski oyunculara göre çok şanslı bir kuşağız. Çünkü biz televizyonu gördük, sinemayı gördük, telefonları gördük. Robot çağına da geldik. Suratlarımızı artık robotlara monte edecekler, herkes her rolü oynayabilecek. Robotlara yaptıracaklar her şeyi. O bakımdan biz kuşak olarak çok şanslıyız.”

Hiç zenginlerin arasında olmadım

“Şevkat Yerimdar” dizisinde rol alan Salih Kalyon, kendisine hep fakir fukara rolleri uygun görüldüğünü, bu dizide ise uzun zamandan sonra ilk kez varlıklı birini canlandırdığını söyledi: “Benim en iyi tanıdığım tipler, fakir fukara tipleri. Hiçbir zaman yaşamımda çok zengin, varlıklı insanları tanımadım, onların arasında olmadım ki onları gözlemleyeyim, onları sahneye aktarayım. Zenginlik nasıl bir şeymiş, onu da daha kavrayamadım, çünkü dizide giydiğim kostümler ve olanaklar da beni çok zengin bir antikacı durumunda göstermiyor. Kendimi mahalledeki esnaftan biri gibi görüyorum.”

Hababam Sınıfı’nda Vak Vak Rıza’yı oynuyorum

Salih Kalyon, BKM’nin sahnelediği “Hababam Sınıfı” oyununda canlandırdığı karakteri şöyle anlattı: “Rıfat Ilgaz’ın çizdiği kahramanlardan Vak Vak Rıza adında bir coğrafya öğretmeni. Kulakları ağır işitiyor, sağır. Bir alet getirtmiş Almanya’dan, zaman zaman çalışıyor, zaman zaman da bozuluyor. Küfrediyor, sinirleniyor. Oyunu BKM’de oynuyoruz ama turneler de yapacağız.”

İnek Şaban’ı tiyatroda bir kadın oynuyordu

Kalyon, “Hababam Sınıfı”nın eski tiyatro oyununda İnek Şaban’ı bir kadın oyuncunun canlandırdığını söyledi: “Ben filmden önce tiyatrosunu hatırlıyorum ‘Hababam Sınıfı’nın. ‘Hababam Sınıfı’nı ilk tiyatrolaştıran, değerli tiyatro ustamız Ulvi Uraz. Ulvi Uraz Tiyatrosu diye bir tiyatromuz vardı. Zeki Alasya ve Metin Akpınar kardeşlerimiz de oradaydılar. ‘Hababam Sınıfı’nın ilk kadrosunu da onlar oluşturmuşlardı. İnek Şaban’ı bir hanım oynuyordu orada; Suzan Ustan diye bir ablamız. Bizden birkaç yaş büyük. Saçları kısa kesilmişti, erkek rolündeydi.”

Sayfa Derleme Süresi: 4.3597 saniye